ARŞİV "Mart, 2010"
Afrika’da Fotoğraf Çekmek…
Afrika’da bulunmak, fotoğraf çekmek bir rüya. Ben bu rüyayı 2008 Haziranında gördüm. İnsanlar rüyalarını yaşarken kontrol edemezler. İçinde kaybolup giderler. Zaman zaman o hisse kapıldım ben Kenya’da.
Yaşadıklarım ve kaçırdıklarımla ilgili ufak tefek tecrübelerimi sizlerle paylaşacağım. Öncelikle yaban hayat fotoğrafçılığı eşsiz bir fotoğrafçılık dalı olmasına karşın koşulları siz belirlemediğiniz için tıpkı diğer belgeseller gibi zor bir dal. Çünkü koşulları siz değil doğa ana belirliyor. Her neyi belgeliyorsanız belgeleyin, o konuda ne kadar çok bilgi sahibi olursanız, o kadar güzel fotoğraflarınız olacaktır. Bir bale gösterisinde dansçıların sizin yakalamak istediğiniz hareketi ne zaman yapacağını bilmeniz ve fotoğraflamanız için o gösteriyi tanıyor olmanız gerekir. Yaban hayat fotoğrafçılığında da çekeceğiniz memelinin/kuşun/kelebeğin davranışları hakkında bilgi sahibi olmanız sizi tesadüfi fotoğraflardan uzaklaştırarak istediğiniz kareleri elde etmenizi sağlayacaktır. Bu anlamda kendi bilgi birikiminizin, rehberinizin ve birlikte fotoğraf çektiğiniz insanların önemi çok büyük. Bunun yanında arazide geçireceğiniz süreyi ne kadar uzatırsanız hayallerinizdeki karelere ulaşabilme imkanınız o kadar artacaktır. Grup olarak önceliklerinizi iyi belirleyip belki de bir daha elinize geçmeyecek bu fırsattan maksimum yararlanmanızı öneririm.
HİNDİSTAN: İnsanlar, Yüzler…
İstanbul’a dönüş vakti geldi çattı… Jorhat Askeri Havaalanı’ndayız. Hava güneşli, nem rahatsız edecek kadar fazla değil. Kaziranga’dan buraya sarsıntılı bir yolculuk sonunda ulaştık. Dört gün önce bizi havaalanından alan, parmakları yüzüklerle dolu aynı adamcağız (Taefek-ul Haq) bizi havaalanına bıraktı. Yanında on dört on beş yaşlarında ufak bir oğlan. Kömür karası gözleri var. Güler yüzlü, dönüş yolunda çantamdaki son çikolatayı uzatıyorum, önce istemiyor mahcup oluyor, sonra alıp yanındaki koltuğa bırakıyor; çikolatayı oradan alıp açıyorum, eline tutuşturuyorum. Kocaman gülümsüyor. Valizlerimizi arabanın üzerindeki havadar bagajdan indirirken gözlerime bakıyor:
“Thank you, madam” diyor. DEVAMINI OKU
